31 Ağustos 2018 Cuma

Çağrankaya Yaylası









Gezimizin ilk günlerinde hava fotoğrafımda da görüldüğü üzere çok güzeldi.
Hava gayet berrak ve her yer yemyeşildi.
Bulutlar gökyüzünde muhteşem gözüküyordu.





Sonrasında yaylamız yine yaptı yapacağını bize...
Önce sis (yaylanın dumanı) kapladı ortalığı.İki günlük güneş yerini önce sisli puslu havaya bıraktı.









Günler geçtikçe hava daha bir karardı, kapandı.
Güneş ışıklarını ancak bulutların arasından sızabilenler kadarıyla görüyorduk.






















Sonrasında yağmur ve çise...
Günlerce hiç durmamacasına.



Sonrasında yine sis.


Gözgözü görmemecesine.



Herşeye rağmen arada muhteşem bir dolunaya.... 





Ve olağanüstü bir ay tutulmasına tanık olduk Elhamdulillah...





Günlerden sonra (dönmemizden 2 gün önce) açtı hava.Masmavi gökyününe uyandık bir sabah.Kaçırmamak için bu fırsatı elimizde fotoğraf makinamız attık kendimizi kırlara,



Vurduk kendimizi yollara...











Keyfini çıkarttık güneşin, güzel havanın.
Fotoğrafladık Yüce Rabbimizin  yaratma sanatını.
An'ı seyrettik,
An'ı yakalamaya çalıştık elimizden geldiğince...



Güneşin batışını seyrettik Çağrankaya Yaylasına adını veren Çağrantaş'ın üzerinde.


Bulutlardan oluşan " Sis Denizinde " günü sonlandırdık.
Bizlere yaşattığı bu güzelliklerden dolayı Alemlerin Rabbi olan Allah'a şükrettik.
Çünkü ozanında ifade ettiği gibi:

"Sisin de hoş, yağmurunda ; pusun da hoş güneşinde."


Yeni gezi yazılarımızda görüşmek üzere Allah'a emanet olunuz efendim.
Sağlıcakla kalınız...